|
|
|
Tarih : 22.07.2010 - 12:45:36 |
|
| Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Seyrani Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Serin, Türkiyede et fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi ve hayvancılığın gelişmesi için hayvanlarda ırk ıslahının ve hayvan yetiştiriciliğinin meralara... |
|
| |
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Seyrani Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Serin, Türkiye'de et fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi ve hayvancılığın gelişmesi için hayvanlarda ırk ıslahının ve hayvan yetiştiriciliğinin meralara ve yem bitkilerine dayalı yapılması gerektiğini bildirdi.
Türkiye'deki et fiyatlarının yüksekliği ve buna karşılık hükümetin et ithaline izin vermesi konularında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Serin, "Eğer hayvancılık, mera ve yem bitkilerine dayalı yapılmazsa, et üretim maliyetinin çok yüksek olacaktır" dedi.
Dünyada tarımı gelişmiş ülkelerde yem bitkilerine ayrılmış tarım arazisinin yüzde 25-60 seviyesinde bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Serin, şöyle devam etti:
"Türkiye'de ise bu alan yüzde 5 düzeyindedir. Yem bitkileri için ayrılan alanı artırıp, dünyada tarımsal açıdan iyi durumda olan ülkeler düzeyine çıkartmadan hayvancılığımızı geliştirmemiz, sorunları çözmemiz ve ekonomik olarak hayvansal üretim yapmamız mümkün değildir. Türkiye'nin tarım alanları kıraçta ve suluda yem bitkileri üretmeye çok müsait olup aynı zamanda çiftçilerimiz de bu konuda çok istekli durumdadırlar. 2010 yılında, Birleşmiş Milletler hibe desteği ile Kayseri'de 8 ilçede toplam 4 bin çiftçiye Küresel İklim Değişikliği, Yem Bitkileri Yetiştiriciliği gibi konularda eğitimler verilmiştir. Ayrıca eğitime katılan bu çiftçilere Kayseri Valiliği İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nin sağ ladığı 1,5 milyon TL'lik destekle toplam 650 ton çeşitli yem bitkileri tohumu dağıtılmış ve bu tohumların ekimi gerçekleştirilmiştir."
Prof. Dr. Serin, hayvan yetiştiriciliğinde üretim maliyetinin yüzde 60-75'ini yemin oluşturduğunu, bu nedenle kaliteli ve ucuza mal edilen kaba yem ile et ve süt üretim maliyetlerinin daha da düşürülebileceğini ifade ederek, "En önemli ve ekonomik kaba yem kaynağı meralardır. Mera Kanun ve yönetmeliklerine göre mera kiralayıp ıslah ederek hayvancılık yapmak, ekonomik olacaktır. Bu açıdan mera ve kaliteli kaba yem bitkilerinin (yonca, korunga, silajlık mısır, Macar fiği gibi) üretimine ağırlık verilmesi gerekir" diye konuştu.
Türkiye'de mevcut şartlarda kaba yem açığı olduğunu vurgulayan Serin, "Bu açık, özellikle beslenme değeri düşük olan samanla karşılanmaya çalışılıyor. Beslenme değeri açısından bir ton kaliteli yonca, 45-50 ton samana eşittir. Dolayısıyla hayvansal üretimde samanın kullanılması et ve süt verimini artırmamaktadır" dedi.
Mera ıslahı ve yem bitkileri yetiştiriciliği konusunda çiftçilerin mutlaka eğitilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Serin, Kayseri'deki çiftçilerin dekardan ortalama olarak 900 kilo kuru ot elde ettiklerini, buna karşın yapılan ve yapılacak eğitimler neticesinde bu verimi bin 800 kiloya kadar çıkartabileceklerini, ayrıca yazlık ekilen adi fiğ yerine güzlük ekilebilen Macar fiği yetiştirdiklerinde verimi 3 kat artırabileceklerini ifade etti.
Özel sektör tarafından Yeşilhisar İlçesi'nde Mera Kanun ve yönetmeliklerine göre kiralanan 350 dekarlık bir merada dekara 6 kilo olan mevcut verimin, meranın ıslahı neticesinde 267 kat artarak bin 600 kiloya çıktığını açıklayan Prof. Dr. Serin, "Bu tip çalışmalar, ülkenin her yerinde yapılabilecektir. Verimi artan meralarda otlayan hayvanlar, daha yüksek et ve süt verecek. Bu ürünlerin üretim maliyetleri de düşecek" dedi.
Prof. Dr. Yunus Serin, ABD'de etin kilosunun 6-9 TL arası olduğunu, buna karşın Türkiye'de et fiyatlarının 25-30 TL seviyesine yükseldiğinde, hükümetin et fiyatlarındaki artışı durdurmak ve özellikle düşük gelir grubundaki insanların et alıp tüketebilmesi ve dengeli beslenebilmesi için et ithalatına izin verdiğini kaydetti.
Bu aşamada, canlı damızlık hayvan ithalinin uygun olacağını da belirten Prof. Dr. Serin, Türkiye şartlarına uygun ırkların ithaline dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, meraların ıslah edilip geliştirilmesi ve yem bitkilerine ağırlık verilmesinin sadece hayvancılık açısından değil, küresel ısınmadan etkilenme ve yağış azlığı gibi olumsuzluklar açısından da büyük avantaj sağlayacağını bildirdi.
Prof. Dr. Serin, meraların ıslah edilmesi, tarımda yem bitkilerine önem verilmesi, çiftçi ve hayvancılıkla uğraşanların eğitilmesi ve verimi yüksek hayvanların yetiştirilmesine ağırlık verilmesinin, Türkiye'nin tarımla ilgili sorunlarının pek çoğunu kalıcı olarak çözeceğini de sözlerine ekledi.